• Turkmedya.com Google 
  • TurkNetwork™ 3.261.513 Üye Dün 2.294 Yeni Üye Katıldı
  • 153 Üye online

Şerif Pir

1966 yılının bir Eylül gününde Derindere’de hala baba ocağı olarak kullanılan evde dünyaya gelmiştir. Okul öncesi ve okul dönemi köydeki her yaşıtı gibi doğayla ve besledikleri hayvanlarla birlikte geçmiştir. Sonra gün gelmiş çobanlıkta, gün gelmiş derede balık peşinde, bazen tuttuğu balıkları büyük ağabeylerine kaptırmakla, bazen bundan aldığı derslerle birlikte daha sonra, kendisi de kendisinden küçüklerin yakaladığı balıklara el koymakla, yaz tatilleri ise daha çok Kuran Kurslarında dua ezberlemekle geçmiştir.

Nereden geldiği bilinmez, Şadı Köyü’nde mandolin bulunan tek evin onların evi olması, daha ilkokul yıllarında bu enstrümanla tanışmasına sebep olmuştur. Tam bir müzik öğrenme ve solfej enstrümanı olan mandolinle melodiler çıkarmaya çalışırken, nerden bilebilirdi ki geleceğini üzerinde çalıştığı bu notaların şekillendireceğini. Mandolinle başlayan müzikal yolculuk büyük ağabeyi Şaban Pir’in İstanbul’dan getirdiği bağlamayla seyir değiştirmiş, ilk kez yayladaki evlerinin çitinde eline aldığı bağlamayla çaldığı ilk türkü,

“Yandı Çukurova yandı, güzeller yaylada kaldı, Ördek uçtu duta kondu, gel gel gül Eminem, vay vay vay Eminem” olmuştur.

Ancak daha sonra kemençeyle devam edecek müzikle dolu yarım asra yakın bir hayatın içindeki önemsiz bir ayrıntı olarak kalacaktır, bu türkü, sözleri ve melodileri. 1977’li yıllarda o zamanki adıyla Harşıt (Şimdiki adıyla Doğankent İlköğretim Okulu) Ortaokulunda bağlama çalan tek öğrenci olmasının da avantajıyla, kahvelerde bahşiş parasına bağlama çalmakta ve okul harçlığını çıkarmaktadır. 80’li yıllar Şadı Köyü’nde birçok insanın kemençeye merak sardığı ve kimilerinin bu konuda hayli yol kat ettiği, gene kimilerinin ise kemençeyi amatör bir uğraştan öteye götüremediği yıllardır

Bunlar; Remzi Kudu, Mustafa Aydın (Gamato), Nurettin Aydın, Durmuş Pirdal (Alagözoğ), Ali Güvendi (Tahsildaroğ), Halil Yazar (Noğmanoğ), İsmet Güvendi (Seyit Hoca), Bayram Pirdal (Cağlacoğ), Kemal Yazar, Ali Bayrak, Ali Güvendi (Alimen), Hacı Günçaldı (Bekteşoğ) ve Fırışlık mahallesinden hemen hemen herkestir.

Bunların içinde Ali Güvendi’nin Görele’ye Kâtip Şadi’den ders almaya gittiği herkesçe bilinir. Tüm bu isimler içinde yaşı en küçük olan Şerif Pir, bir yandan bağlama çalmaya devam ederken öte yandan da (köydeki bu kemençe çalma modasından olsa gerek) yavaş yavaş kemençeye merak sarmaya başlamıştır.

Hatta zaman zaman, o dönemler akademide okuyan Ali Güvendi’nin yanına ders almaya, bir şeyler öğrenme amaçlı ziyaretler yapmaya da gidiyordur.

(Burada bir parantez açmadan geçmek olmaz, o dönemler Şadı Köyü’nde mereklerin üstünde hardama kalmamış, Şadı Köyü yaylalarına yanlışlıkla yolu düşen atlar evlerine kuyrukları kesik dönmek zorunda kalmışlardır. İşi daha da ileri götürüp balyozla çeşme kıranların olduğu da rivayetler arasındadır. Çünkü iyi kemençe çalabilmek için yapılan bir hayra (hayrat) zarar vermek gerektiği inancı hâkimdir o dönemlerde)

Lise yıllarına geldiğinde artık hem bağlama hem de kemençe çalabilmekte, okul tarafından tertiplenen sosyal organizasyonların vazgeçilmez aktörü olmaktadır. Bu organizasyonlardan okulunun kazanmış olduğu maddi gelir ona iyi notlar olarak geri dönmekte, çünkü okullar arası folklor yarışmalarında da ekip ona, onun ortaya koyacağı performansa emanettir. Bu sebepledir ki lise öğrenimi onun için hiçbir zaman eziyete dönüşmemiştir, derslerinde gözle görülür bir başarısı olmamasına rağmen.

Bu yıllarda artık çevre köylere düğünlere de gitmeye başlamıştır ancak bir sorun vardır. Kemençe ya da bağlama, ikisinden birini tercih etmek durumundadır. O zamanki

Bu Haberi Arkadaşlarına Göndermek ister misin ?
Yazı boyutu         

müzik öğretmeni olan İrfan Sinangil ona bu tercihi yapmasının zamanının geldiğini söylediğinde, yaşadığı yörenin enstrümanı olan kemençede karar kılar ve o günden sonra artık ne bağlamayı o zamanki gibi çalabilir, nede kemençeyi çalma yeteneği o günlerdeki gibi amatörcedir, tekniğini süratle geliştirmekte, bu işte ne kadar profesyonel olacağının sinyallerini daha o günlerde vermektedir.

1986 yılında kontenjandan Bilkent Üniversitesi Müzik Bölümünü kazanmıştır ama hayatının bu en önemli fırsatına imkânsızlıklar yüzünden veda etmek durumunda kalmıştır. Ekonomik nedenlerden dolayı kayıt yaptıramamış ve ömrünün beklide en büyük yarasını almıştır. Akademik yollar kapanmış, o artık bundan sonraki müzik yolculuğuna tek başına, kendi imkânlarıyla ve bu dünyanın (farklı ve kaygan bir zemin üzerinde durur o dünya) kurallarıyla mücadele ederek devam edecektir.

9 Kasım 1986 tarihinde Nazım Hikmet’in karlı gecelerde en güzel aşk şiirlerini yazdığı hapishaneye de ev sahipliği yapan Bursa’ya gider. Belki çok fazla köylüsü olmadığından belki de sebebini bilemediği başka nedenlerden dolayı Bursa’da çok fazla kalamaz ve İstanbul’un yolunu tutar. İstanbul’daki adres Beykoz’dur. Askerliğe kadar olan dönemde Beykoz’da acı tatlı birçok anısı olur, bu dönemde icra etmiş olduğu sanatında çok önemli bir aşama kaydeder. Düğün ve onların yanında birçok özel organizasyonlara katılır. Askere gitmeden hemen önce de yine bu dönemde “Uslan Uşağum-Emice” albümünü çıkarır ve hemen peşinden askerliğin yolunu tutar.

Askerlik dönüşü ilk uğrak yeri, daha önce kalmayı düşünmediği Bursadır. Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuarında solfej eğitimine başlar ve kısa süre sonra Halk Müziği İcra Heyetine girer. Burada Erdinç Çelikkol ve Yücel Paşmakçı gibi çok değerli hocalardan musiki eğitim almaya başlar. Sonra yeniden İstanbul’a dönmek zorunda kalır çünkü, Türkiye’de her sektörde olduğu gibi müzik sektörünün başşehri de orasıdır. İstanbul’a geldikten sonra “Şerif 2” ve “Bizim Oralar” adında iki albüm çıkarır.

İstanbul’a gelmenin avantajlarıyla erken tanışmıştır. Avrupa turnelerine gitmeye, tanınmış birçok sanatçıya sahnelerde eşlik etmeye başlamıştır. Erkan Ocaklı, Kamil Sönmez, Mehmet Akyıldız, Adnan Yılmaz, Yılmaz Turan, Hüseyin Bıçak ve daha burada adını sayamayacağımız onlarca isim ve bu arada katıldığı sayısız televizyon programları bu dönemde yaptıklarından bazılarıdır.

Doğankent ve çevresinin çok az yetiştirebildiği yeteneklerden biri olmasına rağmen, hak ettiği ilgi ve desteği ait olduğu topraklarda bulamadığını burada rahatlıkla söyleyebiliriz.

Şadı’lıların yetenekli insanlar olduğuna inanan, genlerinde bunun bulunduğunu ve insanlarımızın hiç olmazsa bazılarının çocuklarını güzel sanatlara yönlendirmesi gerektiğine inanan, bunun yapılması durumunda gelecekte Şadı Köyü’nden çok başarılı sanatçıların çıkacağına olan derin inancı, sanırız memleket sevgisinin bir başka şekilde tezahürü olsa gerek.

Sizce de bunlara katılmamak mümkün mü?

Halen Bursa ilinde ikamet etmekte olan Şerif Pir evli ve iki çocuk babasıdır. İlkokul yıllarında mandolinle başlayan müzikal serüveni bu gün kemençeyle devam etmekte, bitmez bir şevk ve azimle üretmeye ve ürettiklerini de bizlerle/sizlerle paylaşmaya devam etmektedir.



    
Alfa Dodge Jeep Mini Saab
Audi Ferrari Kia Mitsubishi Seat
BMW Fiat Lada Nissan Skoda
Cadillac Ford Land Rover Opel Smart
Chevrolet Gmc Lexus Peugeot Subaru
Chrysler Honda Lincoln Porsche Ssangyong
Citroen Hyundai Lotus Pontiac Suzuki
Dacia Infiniti Maserati Proton Tata
Daewoo Isuzu Mazda Renault Toyota
Daihatsu Jaguar Mercedes Rover Volkswagen
Volvo

En son Giresun haberleri

  • Son yılların en kötü sezonu
  • Necipoğlu, Şubat ayı sonuna kadar hamsi avının gerçekleşmeyeceğini söyledi.

  • Basın açıklamasına 70 kişi katıldı
  • Bürokratlar buna sebep oldu
  • Çatıdan düştü olduğu yerde dondu
  • Olağan genel kurul 10 Ocak'ta yapılacak
  • Kar kalınlığı 15 santimi buldu
CEP Telefonu
Giresun
Programı...
Bir başkadır kadıkırı'da aşk
  • Torunu oğlu ile bir hastanede
  • Köyden haberler
  • Vefat ve başsağlığı
  • köy tarihçesi
  • Haca Mehmet AKSU
  • Biri hacı,Biri hoca
  • tarımsal sulama depolarının yapımı başlıyor

  
A ismet paşa ilköğretim okulu müdürlüğüne
  • • BALKAN KOLEJİ ÖĞRENCİLERİNİN BAŞARISI
  • • Kaymakam ziyaret eti
  • • Birecik Jandarma Trafikten Örnek Davranı
  • • ADI FİNAL

Meslek Lisesinin Gözde Sınıfı
  • • 2009 da inşallah mezun oluyorum
  • • Eski Arkadaşlarım
  • • Bafra Anadolu Altınkaya Lisesi Burs başarısı
  • • OMÜ ASTRONOMİ GEZİSİ

WORK AND TRAVEL 2009
  • • Yeni yılınız kutlu olsun
  • • OMÜ' den İsrail'e Kınama
  • • Work and travel
  • • Ordu üniversitesi son yolculuk