695 Üye online
ANASAYFA![]() |
|
Murat ŞENEL Gönderdi. |
“ERZURUM ÇARŞI PAZAR”
Bizim türkümüz
NENEN ÖLSÜN “SARI GELİN”
Dilimde bir türkü;”Sarı Gelin”… içimde tarifi imkansız bir ıssızlık.Bir zamanlar bir türkünün yakıldığı sokaklarda kimi terkedilmiş,kimi virane olmuş,kimi de ölgün ışıklar sızan evlere türkünün kopkoyu hüznü çökmüş.Bu boyun büktürücü hüzün insanı alıp seferberlik yıllarına,Erzurum’un o çileli yokluğun ,çaresizliğin sineleri kavurduğu yıllara götürüyor bizi “Sarı Gelin”in dinledikçe doymadığımız ezgisi…Son yıllarda bu toprağın sesi bu güzel türkümüz Ermenistan Menşei bir ürün haline sokulmak istenmektedir.Ben beklenildiği gibi bu türkünün hikayesine yada hangi hikayenin doğru olduğuna değinmeyeceğim.Çünkü hikayelerin de somut delili olmadığı düşüncesiyle bu yönden yapılacak savunma pek alıcı gelmiyor bana.1903 yılında fethedilen Erzurum yaklaşık 914 yıldır Türk toprağı olmadı mı hala…Ve bu çerçevede düne kadar bu topraklarda iç içe yaşayan Ermeniler Türklerin müziklerini birbirinden etkilenmemesi kaçınılmazdır.Ama takdir edersiniz ki o dönemin şartları gereği Türk kültürünün dominat (hakim-etkin) karakteri söz konusudur.Yani alan değil veren.Bir başka değişle bu bölgede birlikte çalınıp söylenen ve bu toprağın malı olan bu türkü,Osmanlı’nın “Tebaay-ı Sadıkası” olan Ermenilerin muhetmelen tehcir yıllarında Erzurum’dan ayrılırken “Sarı Gelin” müziğinin de belleklerinde.Dolayısıyla yanlarında götürmeleri çok doğaldır.Zaten “Sarı Gelin” türkümüz 1937 yılında merhum hocamız Muzaffer Sarısözen tarafından merhum Hafız Kaleli’den derlendiği TRT arşivinde notlarla somut olarak belgelenmesine karşın Ermenice olduğu iddia edilen türkümüze ancak 1954’te bir taş plakta rastlayabiliyoruz.Tam 17 yıl sonra…Eğer bu savımızda yeterli gelmediyse bir başka açıdan konuyu ele alalım.”Sarı gyalin anbela pare pare” diye başlayan Ermenice varyantında, “Sari” kelimesi anlamına gelmekle birlikte devamındaki “Ermenice gyalin” kelimesi kimilerine göre “Ceylan” anlamına geliyor denilmesine karşın, Ermenice milli sözlüğünde böyle bir kelimeye rastlanmadığını görüyoruz.Bir an bununda “Ceylan” anlamına geldiğini kabul edelim.Ancak,yine Ermenice olan devamında “leylim aman aman” veya “neynim aman aman” cümlesini görmekteyiz.Bunu da özellikle Türkiye’de halen yaşayan Ermeni dostlarımıza sorduğumuzda o sözlerin “Türkçe” olduğunu ve Ermenice’de bir anlama geldiğini söylüyorlar…O vakit şu durum ortaya çıkıyor ki;tehcir yıllarında Erzurum’dan Ermenistan’a göç eden Ermeniler,bizim toprağımızın ezgisinin üzerine Ermenice sözler dizmişler,sözün uymadığı yerde de Türkçe’yi kullanmışlar.Alın size Ermenice “Sarı Gelin”uyduysa tabi ki…Ama ne acıdır ki Türk sinemasına da konu olan bu türkümüz,”Salkım Hanım’ın Taneleri”filminde.Birinci kıtasını Ermeni,diğerini anlı şanlı sanatçımız adaşım okuyor,yıl
1943 Yavuz Bingöl jandarma onbaşısı.Haki renkte subay kaputu giyiyor,aşırma kayış bağlıyor.Halbuki o yıllarda askerimiz boz veya kurşini elbise giymekteydi.Giydiren giydirdiğini,rol alan rolünü bilmiyor. Ve kuvvetle muhtemel filme konu olan varlık vergisinde Aşkale’ye gelenlerin tamamına yakınında Ermeni yok.Acı olan diğer bir konu da,ikinci kıtası “Palandöken yüce dağ” diye başlayan ve Erzurum’un manevi senedi olan bu dörtlük atılıyor.”Sarı Gelin”in kuyruğuna eğin yöresinin “Erzurum da bir kuş var” sözleri ekleniyor.Ve bu sanatçı kardeşimiz canlı bir tv programında uydurdum diyebiliyor…” Salkım Hanım Taneleri” filmini gelecekte kaç hatırlar bilmez ama.Bu filme “Sarı Gelin” türküsünü kurban edenler kolay kolay unutulmayacaktır.Nenen ölsün Sarı Gelin:Sen de öl…Sevdan da…Sahip çıkamadığımız kıskançlıklarımıza,kinlerimize kurban etiğimiz sevdan…Erzurum’un virane olmuş sokaklarında şimdi bu kaybedilişin türküsü bir ağıt misali dolaşmakta…Yadellerde ve dillerde cenaze marşı olmakta,”Sarı Gelin”Erzurum’umuzda birilerini sevdalarına çağırmaya,yürek yangınlarının sesi olmaya devam edeceketir.
Zira “Türkü bilmeyen Türkü bilmez” veya “Türküleri yakanlar,yasaları yapanlardan daha güçlüdürler sözlerinden yola çıkarak Türkümüze sahip çıkıyoruz. Daha güçlü ve daha yanık söylemeye devam ediyoruz.
Yavuz DEĞİRMENCİ
Erzurum çarşı pazar (neynim aman aman ,neynim aman aman,neyim aman Sarı Gelin)
İçinde bir kız gezer(hop ninen ölsün Sarı Gelin aman,Gelin aman,Sarı Gelin aman suna yarim)
Elimde divit kalem (neynim amman aman aman,neynim Amman aman,neynim Amman aman aman Sarı Gelin)
Katlime ferman yazar(hop ninen ölsün Sarı Gelin aman,suna yarim)
Palandöken yüce dağ(hey…
Altın mor sümbüllü bağ(hop…
Seni vermem yadlarla(ney…
Nice bu canım sağ(hop…
Kaynak Kişi:Faruk KALELİ Derleyen:Muzaffer SARISÖZEN
1937
Murat ŞENEL
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
FUTBOL VE SAKATLIK
Avcılarda oturan mehmetali akgül 02 01 2009 tarihinde arkadaşlarıyla oynadıkları halı saha futbol maçı
Manzaralar
Bahardan kalma bir gün var kış mevsiminde...
KÖYDE YAREN
SELAM SEVGİLİ KÖYLÜLERİM UZUN BİR SÜREDİR GÖ
Geçmiş olsun zarife
Yukarı ardıç köyü hatipler mahallesinden zarife günen bel fıtığı ağrılarının nüksetmesi sonu

Erzurum’da kapalı köy yollarının ulaşıma açılması için çalışmalar sürüyor.
|
CEP Telefonu Erzurum Programı... |
![]() |
Bu habere ilk yorumu yapmak için »