|
Malatyada düzüenlenen yarışmaya günderdiğim yazı
Kalbimin sesinden yola cıkarak bu uzak diyara ulaştım.akşamın kızıl matemi çöktü
Bütün şehrin loş kapılarına.evlerin camların da bir bir yanmaya başlayan ve bir mum ışığını andıran ışıklarla adete bir renk kuşağına dünüşmüştü.
Kimbilir budünyada nekadar farklı hayatla akıp gitmektedir.asırlardır uğraşılan bu kavgalar niye? fakir fukaraya,sokak cocuklarına naden sahip cıkılmıyor herkes eften püften bahanelerle
Anne baba,yaşlıların vakrabalarını neden gütütrüp huzur evlerine atıyor.helal neden unutulmuş.haram,ac gözlülük.düzenbazlık neden üst safada.kimileri çöplükten ekmek atıklarını ararken kimiside .kumara içkiye harama para veriyor.biz büyle insanlarmıydık.hep birlikte,kucak kucağa huzura gidecektik.hani biz Malatyalıydık.biz bize bırakılan gürevi tamamlamadan uyumazdık.hani nerde bizim insanlığımız.niyaz- mısr-i nin yolundan şaşmayacaktık.
Ey derde derman isteyen yetmez mi derd derman sana
Ey rahat-ı can isteyen kurban olandır can sana
Yağma edersin varlığın gider gönülden darlığın
Mahveyle sen ağyarlığın yar olısar mihman sana
Sermaye bu yolda heman teslim olur buna inan
Sıdk ile Allah?a dayan etmez mi gör ihsan sana
Tevhide tapşur özünü kimseye açma razunı
Şeyh izine tut yüzünü şeyhin yeter burhan sana…
Bunları yazan niyaz-i mısr-i efendileri boşuna yazmamış.kendinden sonraki nesilere alahın varlığını ve birliğini, nasıl bir öneme sahip olduğunu bu şekilde vurgulamış biz nekadar iyi olsak takötülük bu dünyada varlığını sürdürmeye devam edecek.bize düşen gürev yaptıklarımızı düşünerek ve danışarak yapmalıyız.insanların savaş alanlarına koşacağına durup düşünmeliler..barış ve dostluk varken neden savaşlar olsun.bakın üstsdımız ne demiş.’’bir parca kuru ekmek nefsimizi terbiye etmeye yeterde artar’’demiş.bunları boş yere süylememiş.bizler örnek alalım diye süylemiş.onun yolundan gitmemiz için süylemiş.sadece o deyil onun gibi bir sürü insan aynı şeyleri vurgulamışlar.neden diye hiç düşündünüzmü.
Her şeye şükretmeliyiz.sağır.sakat ne olursa olsun her zaman halimize şüretmeliyiz.her zaman mutlu olmaya calışmalıyız.mutluluk bir erdemdir.mutluğunu ne olduğu sorusuna cevap arayan niyaz-i mısr-i binlerce kez kendisine sordu.sonunda mutluluğu uzakta aramasına gerek kalmadığını ancak gürevlerini eksiksiz olarak yerine getirdiği zaman mutluluğun bir sel gibi içine dolacağını anlamıştı.bir tatlı sözün.tatlı bir tebesümün tonlarcaağırlıktaki mücevherden daha değerli olduğunu anlamış.o sadece alahiçin calışmış alaha karşı tüm gürevlerini eksiksiz olarak yerine getirmiştir.o bildiklerinin paylaşma
dıkca bir önemi olmayacağını
|