|
|
|
TURİSTİK YERLER
Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin batısında yer alan, tarih sahnesindeki yeri ilk insanlara dek uzanan, pek çok değişik kültüre merkezlik etmiş olan gerçek bir kültür ve turizm kentidir. Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Adıyaman toprakları üzerinde, insanlık tarihinin bütün dönemlerinde yaşanmışlığa dair bulgular elde edilmiştir.
Tarih boyunca çeşitli devletler arasında el değiştiren Adıyaman İli, M.Ö. 3000-1200 yıllarında Hititler, 1200-700 yılları arasında Asurlular, 750-600 arasında Frigler, 600-334 yılları arası Persler, 334-69 yılları arası Makedonlar, 69-M.S.72 yılları arası Kommagene Krallığı, 72-395 yılları arası Roma İmparatorluğu, 395-670 Bizans (Doğu Roma) İmparatorluğu, 670-758 yılları arası Emeviler, 758-926 Abbasiler, 926-958 Hamdaniler, 958-1114 yılları arası yeniden Bizanslılar, 1117-1204 Eyyubiler, 1204-1298 yılları Anadolu Selçukluları, 1298-1516 Memluklular arasında el değiştirdikten sonra 1516 tarihinde Osmanlı İmparatorluğunun egemenliğine girmiştir.
Çeşitli ve en eski medeniyetlerin kurulduğu bu bölge tarihi ve tabii özellikleri bakımından çok zengindir.
Kaleler:
Adıyaman Kalesi: Sekizinci asırda Emevi kumandanı Mansur bin Cavene tarafından Bizans’a karşı savunma maksadıyla yaptırılmıştır. Şehrin tam ortasında yığma bir tepenin üzerindedir. Harun Reşid tarafından tamir ettirilen kale üç kapılıdır. Kapı kitabeleri meşhurdur. Günümüzde kale yıkıntı durumundadır. Rivayete göre kale kuşatıldığında muhasara uzun müddet sürmüş, kralın kızı çok güzel olduğu için erkeklerden sakındırılıyormuş, kuşatma sırasında müslüman kumandanlardan birine kralın kızı aşık olmuş, kız kalenin anahtarını bu kumandana gizlice verince kale kapıları islam ordularına açılmış, kızla kumanda buluştuklarında kız göğsünden bir incir yaprağı çıkmış, bunun ne olduğunu soran kumandana kız " babam beni herkesten ve herşeyden sakınırdı o nedenle ağaça hasret oldumu için yaprağı göğsümde taşıyordum demiş" bunun üzerine müslüman kumandan "..sen herkesten sakındıralacak kadar bir babanın göz bebeğiyken babana ihanet edip kalenin anahtarını bana verdin, yarında bana ihanet edersin" demiş ve kralın kızını terslemiş. Bu kalenin ortasında bönen bir saray olduğu kralın kızınında bu sarayın balkonundan Adıyamanı seyrettiği söylenir. 1960-1970 li yıllarda kalenin altında mağaralarda definecilerin kazı yapmaları nedeniyle mağara kapıları kaya ve taşlarla belediye tarafından kapatılmış ve o gün bu gündür kalenin altına inilmemiştir. Yine rivayete göre kalenin altından dehlizlerle karadağa çıkıldığı ve bir yol olduğu rivayet edilmektedir.
Besni Kalesi: Hititler devrinde inşa edilen kale Besni ilçesindedir. Eti Krallığını kuran İnsend yaptırmıştır. Halen kale yıkıntı halindedir.
Gerger Kalesi: Gerger ilçesinin güneyindeki Oymaklı köyündedir. Berber kalesi adıyla da tanınır. Sarp bir kayalık üzerinde olmasından dolayı günümüze kadar bozulmadan gelmiştir.
Kahta Kalesi: Kahta’nın 20 km kuzeyindedir. Hitit devrinden kalmadır. Kahta Çayı ile çevrili sarp ve kayalık bir tepe üzerindedir. Üzerindeki kabartma heykeller Roma ve Bizanslılara aittir. Sultan Birinci Mahmud Han devrinde tamir edilmiştir. Anadolu’daki yazılı kayaların en büyüğü buradadır. Adıyaman nemrut gezisine katılan turistlerin uğrak merkezidir. Geniş bir alanı vadiyi gözetleyen kalenin ihtişamı ziyaretçileri büyülemektedir. Kale bakımsı kalmış ve ilgi beklemektedir. Kalenin arka çaya bakan kısmına inşa edilmiş basamaklarla suya inilmekte ve kalenin o dönem içme suyu ihtiyacının taşımayla sağlandığı gözlenmektedir.
Keysun Kalesi: Besni ilçesinin Çakırhöyük bucağında geniş bir ovanın ortasında kurulmuştur. Sık sık savaşlara sahne olan kale, çok defa yıkılmış ve tekrar yapılmıştır. Kalenin höyüğü ve su kaynakları meşhurdur. Günümüzde surlarından sadece bir kaç parça kalmıştır.
Camiler: Çeşitli medeniyetlere merkez olan Adıyaman’da birçok cami ve ibadethane vardır. Meşhur camilerden bazıları şunlardır:
Çarşı Camii: 1557 senesinde Hacı Abdülgazi tarafından inşa edilmiştir. Çeşitli zamanlarda tamir gören camii ilk özelliklerini kaybetmiştir. Cami avlusunda bir türbe bulunmaktadır. Çeşitli dilek ve talepleri olan Adıyamanlı vatandaşlar özellikle Cumaa gecelri bu türbeye gelerek dua edip dileklerinin olmasını temenni etmektedirler. 1969 yılında meydana gelen depremde minaresi hasar gören cami Adıyamanın eski camilerinden birisidir.
Kab Camii: Kab Mahallesinde olan cami 1768’de yaptırılmıştır. Daha sonra yıkılması üzerine 1923’de Hacı Mehmed Ali tarafından tekrar yaptırılmıştır. Kesme taştan olup düz bir ahşap tavanla örtülüdür. Vakıflar Şanlıurfa bölge müdürlüğünce restoresi için ihale edilen caminin onarımı 2007 yılında başladı. Vakfına ait bitişiğinde Paşa hamamı bulunmaktadır. Cami altında bulunan tuvaletlerin dehlizlerinden girilip Eskisaray camiinden çıkıldığı ve kentin yapıldığında altyapısı kanalizasyonundan insanların yürüyerek geçeceği kadar büyük olduğu anlaşılmaktadır.
Eski Saray Camii: 1638’de İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. Bu sebeple İbrahim Bey Camii de denir. Çeşitli tarihlerde onarım gördüğünden bazı bölümleri eski özelliğini kaybetmiştir. Cami bahçesinde yüzlerce yıllık bir çınar bulunmaktadır. Sıcak yaz aylarında vatadaşların bu çınar altında dinlenip özellikle yaşlı emeklilerin sohbet mekanıdır. Camii abdest yerinde yıllardır akan suyun karadağ bölgesinden gelen yealtı kaynak suyu soğuk ve içimi güzel olduğu için mahalle sakinlerinin içme suyu için uğrak merkezidir. Son dönemde arka bahçesine yapılan taziye evide vatandaşlara hizmet vermektedir.
Ulu Cami: Adıyaman’ın en büyük camii olup, Dulkadiroğlu Alaüddevle tarafından yaptırılmıştır. Eski ismi Kebir idi. 1863’te yıkılması üzerine yeniden yaptırılan cami 1902’de baştan sona onarılmıştır. Adıyamanın tam merkezinde bulunan Camii minarelerinde okunan ezanların karadağda sabah kente gelen köylüler tarafından rahatlıkla dinlendiği söylenen Ulu cami Tarihi değeriyle turistlerin uğrak merkezidir.
Türbeler:
Abuzer-i Gafari Türbesi : Adıyaman’ın 5 km doğusunda Ziyaret köyü girişindedir. Kapısındaki kitabe 1136 tarihlidir. Türbe, Dördüncü Murad’ın emri ile yapılmıştır. Yanında bir mescid vardır. İslam ordularında görev yapan sancvaktar birisi olarak söylenmektedir. Adıyamanlıların sık ziyaret edip derin bir saygı duydukları Abuzer Gaffarinin ismi erkek çocuklarına verildiği için Adıyaman'da erkek isimleri arasında Abuzer ismi yaygındır. 2007 yılında bahçe ve çevre düzenlemesi Adıyaman Belediyesi tarafından yapılmıştır. Sancaktar abuzer Gaffariye olan derin saygı nedeniyle evlenen çiftler ve sünnet olan çocuklar düğün günü bu türbeyi ziyaret ederek dualar etmektedirler.
Mahmud-ı Ensari Türbesi: Adıyaman’ın 5 km doğusunda Ali Dağının yüksek bir tepesindedir. Kitabesi 1126 tarihlidir. Sultan Dördüncü Murad’ın emri ile Bağdad seferi dönüşünde Sahabeden Mahmud-i Ensari adına yaptırılmıştır. Sahbeden olduğu söylenen mahmut ensari hazretlerinin Abuzer Gaffari Hazretleriyle amcaoğlu olduğu rivayet edilmektedir. İslam orduları tarafından Adıyamanın fethinde şehit oldukları kelle koltukta savaştıkları söylenmektedir.
Adıyaman’da bulunan diğer tarihi yerlerden bazıları şunlardır:
Karakuş: Kahta’nın 12 km kuzeyindedir. Dört sütunlu bir dikilitaştır. Sütunların birinin tepesinde başı kopuk büyük bir kartal heykeli, batıdakinin tepesinde Mithrijates kabartması vardır. Öbür ikisinde heykel yoktur. Kommogene Krallığı devrine aittir
Cendere Köprüsü: Kahta’nın 18 km kuzeyindedir. Fırat Nehri üzerindeki tek gözlü taş köprü Romalılar veya Kommagene krallığı devrinden kalma olduğu sanılmaktadır. Köprünün ayakları sert kayalıklara oturtulmuş olup; boyu 30, su seviyesinden yüksekliği 18 metredir. Dünyada benzeri az sayıda bulunan muhteşem köprü 2000 yılları başında trafiğe kapatılarak yaya trafiğine sadece açılmıştır.
Göksu Köprüsü: Akpınar bucağına bağlı Gümüşkaya köyünün 3 km kuzeyinde Göksu çayı üzerindedir. Romalılar zamanında yapılmıştır. 150 sene kadar önce iki köy arasında çıkan otlak kavgası sırasında dinamitlenerek yıkılmıştır.
Pirin (Perre) Mağaraları: Eski devirlere ait yerleşme yeri (şehri) olan bu mağaralar 200’den fazladır. Mağaralardaki yontma ve oymalar oldukça mükemmeldir. O günün şartlarına göre mağaralar bölme
|
|
|
bölmedir. Adıyaman’a 5 km uzaklıkta bulunan ve dünyanın en eski şehirlerinden olduğu tahmin edilen bu mağaralar, elle kazılmış, oyulmuş ve mesken olarak kullanılmıştır. Mağara duvarlarında elle çizilmiş resimler de vardır. 2005 yılından itibaren dönemin valisi Halil IŞIK öncülüğünde Özel idare katkılarıyla yapılan yeni kazılarla gün yüzüne yüzlerce mağara ve tarihi eser ortaya çıkarılmıştır. İnsanlık tarihinin en eski eserlerinin bulunduğu yer yüzlerce mağara ve dehlizleriyle görkemli bir turistik bölge. Tanıtımı yapılırsa yeni bir kapadokya olarak gün ışığına çıkarılmış olacaktır.
NEMRUT DAĞI HEYKELLERİ: Kahta'nın 25 km kuzeyinde 2206 m yükseklikte Nemrud Dağı üzerindedir. Dünyanın sekizinci harikası olarak isimlendirilir. Sümer krallarından Göğsa (Gövsa) bu bölgeye yazları, yazlığa çıkardı. Birinci Antiochus buraya taştan bir anıtkabir yaptırmıştır. Antiochus’un mezarı 50 m yüksekliğindedir. Tabanı 150 metredir. Etrafında o devirde tapılan put heykelleri doludur. Bunlar, hepsini içine alan taş bir duvar ile çepeçevre sarılıdır. Bu taş heykeller M.Ö. birinci asırdan kalmadır. Nemrud Dağındaki bu taş heykellerin, Kur’an-ı kerimde bildirilen ve İbrahim aleyhisselamı ateşe atan Nemrud ile ilgisi yoktur. Bu taş heykeller, Kommage Krallığına ve taptıkları putlara aittir. Yığma taş ile yapılan taş heykeller, dünyanın en büyük açık hava müzesidir.
Toros dağları üzerinde, Fırat Nehri geçitlerine ve ovalarına hakim bir tepede Kommagene Kralı 1. Anticohos’a ait tümülüs, Ateş sunağı (Atlar) ve tanrı heykelleri yer almaktadır. Tümülüs ana tepe üzerine kesme ve kırma kalker ve çakıl taşlarının yığılması ile meydana gelmiştir. Tümülüs ilk yapıldığında, takriben 75m. yüksekliğinde olduğu, zamanla bu yüksekliğin aşınarak (aşınmaya neden: Geçen zaman faktörü ile arkeoloji çalışmalar yol açmıştır) 50m. Kadar düştüğü görülmektedir. Dağın tümülüs ile birlikte yüksekliği 2.150 metredir. Tümülüsün doğu, batı ve kuzeyi ana kara düzeltilerek teraslar meydana getirilmiştir. Doğu ve batı teraslarında Greko – Pers tarzında dev heykeller ve kabartmalar yapılmıştır. Tümülüs ve kutsal tapınağın M.Ö. 1. yüzyılda tarihlenmektedir.
Doğu Terası :
Doğu terasında tahtlar üzerine sıralanmış dev tanrı heykellerin sıra ile Kartal, Aslan, Kral Anticohos, 1. Kommagene, Tanrı Zeus, Apollon ve Herakles yer almaktadır. Terasın kuzey ve güneyinde Kommagene kraliyeti ailesinin ileri gelenlerinin kabartma stelleri yer almaktadır. Yine bu terasta dikdörtgen şeklinde basamaklı Ateş sunağı(Atlar) ve onun yanında aslan heykeli vardır.
Batı Terası :
Doğu terasında olduğu gibi tahtlarında oturan dev tanrı heykelleri ile bunların yanında 1. Anticohos’ un tanrılarla tokalaşmasını gösteren Dexiosis(sağ elle yapılan selamlaşma hareketi) kabartmalar yer almaktadır. 2000 yıldan beri ayakta kalan bu tanrı heykelleri batı terasındakiler doğu terasındakiler gibi ayakta kalma özelliğini koruyamamıştır.
Kuzey Terası :
Bu teras doğu ve batı teraslarını birbirine bağlayan 180 metre uzunluğunda bir tören yoludur. Ayrıca 80 metre uzunluğunda tamamlanmamış Stel kaideleri bulunur.
Nemrut dağında güneşin doğuşu ve batışı büyük bir hayranlık ve keyif ile izlenmektedir. Güneşin doğuşu ve batışını
************
Haydaran kabartmaları: Adıyaman’ın 17 km uzaklığında Haydaran köyündedir. Kaya mezarlarının birinde kayalara ayrılmış bir kadın ve bir erkek kabartmasının arasında ışık sızan bir yıldız vardır.
Mesire yerleri:
Gölbaşı ilçesindeki göl kıyılarının tabii manzarası bir hayli güzeldir. Değirmenli, Malatya-Gölbaşı yolu üzerinde meyvelik, sular ve küçük çağlayanlarla süslü bir mesire yeridir. Harmanlı beldesi, Besni yakınlarındaki Çeşme ve Kurupınar, Su gözü gezme ve dinlenme yeridir.
Kaplıcaları: Adıyaman’da Çörmük, Kurçay ve Korucan olmak üzere üç kaplıca vardır. Ayrıca, Bişor çeşmesinden maden suyu çıkmaktadır.
Çörmük Kaplıcası: Besni’ye 13 km uzaklıktadır. Basur ve romatizma hastalıklarına iyi gelir.
Kuruçay Kaplıcası: Besni ilçesi yakınlarındadır. Romatizma ve basura iyi gelir.
Korucan Kaplıcası: Çelikhan’ın 15 km doğusunda dağlık bir bölgededir. Çeşitli hastalıklara iyi gelir.
Tarih boyunca ev sahipliği ettiği sayısız medeniyetten gelen değerleriyle Adıyaman İli, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli turizm merkezlerinden biri olarak, dünyanın her yerinden gelen konuklarını ağırlamaktadır.HÜSEYİN COŞKUN HDK Türkmedya.com TEMSİLCİSİ Olmak için Lütfen Tıklayın »
|