Boru değil savunma! Bir şehir soba borusuyla kurtarılabilir mi? Sorunun cevabı bu haberde. Birinci Dünya Savaşı boyunca 'kan dökülmeden düşmandan kurtulan ilk kent' unvanını alan Mardin, hiç fethedilmemiş binlerce yıllık tarihî Kartal Kalesi'nin etrafında dizilen soba boruları sayesinde kan akmadan Fransız işgalinden kurtulmuş.
Mardin, soba borusu ile düşmandan kurtuldu
Her Anadolu şehrinin mutlaka bir kurtuluş hikâyesi ve kahramanlık destanı vardır. Kahramanmaraş'ta Gaziantep'te ve Şanlıurfa'da yaşayan halk, düşmana karşı kahramanca mücadele ederek Antep'e 'gazi', Maraş'a 'kahraman', Urfa'ya ise 'şanlı' unvanını kazandırmıştır. Mardin ise düşman kuvvetlerine karşı soba borusuyla stratejik bir oyun oynamış ve şehri kurtarmıştır. Nasıl mı?
Atatürk'ün oluşturduğu Kuvva-i Milliye Harekâtı Mardin, kurtuluşunu politik zekâsıyla kan dökmeden ve acı günler yaşamadan elde etmiştir. Dünya tarihine damgasını vuran Kartal Kalesi'ni önce İngilizler sonra da Fransızlar zapt etmek istemiştir. İngiltere yönetimindeki Irak Valisi Nüel, halkın ileri gelenlerinden şehri istemiş, ancak halkın bu duruma karşı durması sebebiyle şehri terk etmiştir. Ardından 21 Kasım 1919'da yurdun dört bir yanını kuşatan düşman kuvvetlerinden bir tanesi olan Fransızlar, İngiltere'nin işgal edemediği Mardin'i almak için harekete geçer. Güneyde Suriye'yi işgal eden Fransız ordusu Mardin'i de işgal etmek için Nusaybin Sınır Kapısı'ndan harekete geçerek Mardin Ovası'na kadar gelir. Fransızların ordu komutanı General Normon, Mardin'i işgal etmek için hazırlık yapar. Ancak işgalden önce Mardin'deki ileri gelenlere elçi göndererek, şehri kansız olarak teslim etmelerini ister.
İşgal, mitingle protesto edilmiş
Ancak Mardin ahalisi Suriye itilafnamesini haber alır almaz bunu protesto eder. 30 Ekim 1919 tarihinde 25 bin kişinin katıldığı bir miting düzenleyen Mardin halkı, Güney Cephesi'ndeki durumu, dolayısıyla işgali protesto etmiş ve Heyet-i Merkeziye namına Hüseyin imzası ile şu protestoyu yayımlar: "Haksız ve adaletsiz bir sulh kararının medeniyet âlemine refah ve saadet getireceği yerde, kanlı bir istikbal doğuracağı herkesçe bilinmektedir."
Bu hislerle hareket ederek, Fransızlar tarafından şehrin işgal edileceğini duyan Mardinliler milis kuvvetlerini oluşturarak Erzurum Kongresi'ne iki temsilci gönderdiler. Şehrin işgal edileceğini haber alan şehrin ileri gelenleri de düşmandan korunmak için dahice bir plan hazırlar. Düşmanı korkutmak için bir gecede şehirde ne kadar soba borusu varsa toplayıp kalenin etrafında dizerek soba borularının üstünü çadırlarla kaplarlar. Uzaktan bakan birisi kalenin etrafının top namlularıyla çepeçevre kaplandığını zannetmesi işten bile değildir.
Sabah şehri işgal etmek için harekete geçen Fransız ordusu ve General Normon, kalenin etrafında gördüğü soba borularını top namluları zannedince ordusuna emir vererek işgali durdurur. Mardin'e elçi göndererek Mardin'i teslim etmeleri halinde Avrupa'nın en büyük şehirleri arasına gireceklerini, işsizliği ortadan kaldıracaklarını ve yönetimi yerli halktan oluşturacaklarını anlatmak zorunda kalırlar. Ancak şehrin ileri gelenleri bu teklifi reddederek Fransızların derhal Mardin'i terk etmelerini, aksi takdirde Fransız ordusunu yok edeceklerini iletir. Ve elçilerin ellerinde bulunan Fransız bayrağını yırtıp yere atarlar. Durumu elçilerden öğrenen General Normon, hiç tereddüt etmeden ordusuna talimat vererek geri çekilme emrini verir. Birinci Dünya Savaşı boyunca 'kan dökülmeden düşmandan kurtulan ilk kent' unvanını alan Mardin hiç fethedilmemiş binlerce yıllık tarihî Kartal Kalesi'nin etrafında dizilen soba boruları ve Mardin'in dahice planı sayesinde kan akıtılmadan şehri Fransız işgalinden kurtarmayı başarmıştır.
85 yaşındaki Falsal Ölçenoğlu,
|