UŞAK
Cuma, 09 Ocak 2009
Turkmedya.com Google 
Anasayfa |  Sitene Ekle |  Üye Girişi |  Künye | İletişim  
KÖKEZ
Haberler
Köy Tarihçesi
Köy Muhtarı
Köyde Yaşayanlar
Kim Nerede ?
Önemli Simalar
İş Adamları
Köy Derneği
Yeni Doğanlar
Evlenenler
Vefat Edenler
Duyurular
Spor
Kökez Köyü Siteleri
İş ve İ.K
İlanlar
Foto Galeri
Sitene Haberleri Ekle
ANASAYFA
Uşak
Sivaslı
Kökez
SİVASLI
KÖYLERİ
Kökez Köyüne
Hoş Geldiniz
Kökez Köyü Temsilcisi
Osman BAYIK
Osman BAYIK
profilini incele
Mesaj Gönder
      
Kökez Sözlüğü
Yazı boyutu            
  Osman BAYIK, Gönderdi

Tüm Haberler »
Aa : Hayır. Aba : Abla. Abe : Ağabey. Abdeshane : Yüznumara. Aca : Amca. Afyon : Haşhaş. Ağa : Ağabey. Ağırlık : Başlık parası. Ağız : İnek, koyun gibi memeli hayvanlar doğurunca ilk olarak sağılan koyu süt. Ahar : Çeşme yalağı. Hayvan yemliği. Alama : Elle atılabilen büyük taş. An : Tarla sınırı. Andık : Sırtlan. Anışmak : Konuşmak. Annaç : Karşı tarak. Ardılmak : Bir yere yaslanmak. Eziyet etmek. Arık : Temiz. Arınmak : Temizlenmek. Arkeç : Arkadas. Aş ermek : Hamile kadının her hangi bir yiyeceğe fazla istek duyması. Atlamak : Toplamak. Avgan : Su birikintisi. Avlu : Evin önündeki duvarla çevrili meydanlık. Avsıtmak : Gafil Avlamak. Avurt : Dişlerle yanak arasındaki ağız boşluğu. Ayakyolu : Yüznumara. Aygıt : Eşya, araç, alet. Ayran gevmek : Aptalca boş konuşmak. Azat : Büyük palamut ağacı. Azıtmak : Yoldan çıkmak.Konuyu uzatıp şiddetlendirmek. Badılcan : Patlıcan. Balk oynaması : Şimşek. Baş tutarı : Aile reisi. Batman : Büyük bakraç. Baymak : Dayanamamak. Belinlemek : Korku ile sıçramak. Berenarı : Söyle böyle, üstün körü. Beşbıyık : Muşmula. Bet : Hem iyi, hem de kötü anlamında kullanılır. Bıçık : Vadi, dar geçit. Bıkımak : Hafif dönüvermek. Bibi : Hindi. Bicez : Bir tane. Bişiyen : Çabuk pişen. Boduç : Küçük toprak su kabı. Boğ : Bohça. Bolarmak : Bollaşmak. Genişlemek. Bol kursak : Aceleci olmayan, sabırlı. Böce börtü : Böcekler. Bubeşçe : Papatya. Bun : Sıkıntılı, kaderli. Buva, buba : Baba. Bürtlemek : Dışa dogru çıkmak. Büvelek : Sığır sineği. Caba : Beleş. Camız : Manda. Canez : Canı tatlı. Carga : Derme – çatma kır evi. Cebiş : Bir yaşını doldurmuş keçi yavrusu. Cıbır : Fakir. Cırlak : Hemen ağlayıveren. Cırmalamak : Tırmalamak. Cızgı : Çizgi. Culuk : Zayıf, küçük tavuk yavrusu. Cuncunmak : Büyükbaş hayvanlarda gocunmak. Cungu : Zayıf ve gelişmemiş tavuk yavrusu. Çağıl : Taş yığını. Çampır : Patişka kumaş. Çardak : Derme-çatma kır evi. Çapar kapar : Aceleci. Çapıt : Bez. Çeki : Başa sarılan kadın yemenisi. Çelermek : Hayvanların ürkek yürümesi, Koşması, hızlanması. Çelme : Alına düşürülmüş saç demeti.Yürüyen kişiye ayak koyma. Çığırmak : Çagırmak. Türkü söylemek. Çılbak : Çıplak. Varlıksız. Çımkışmak : Hayvanların ürkerek yürümesi, Koşması, hızlanması. Çıtlak : Kıvılcım. Çıtlık : Küçükbaş hayvanların boynuna Takılan ağaçtan süs. Çilemek : Yağmurun hafifçe yağması. Çinil : Omuz. Çokaşmak : Toplanmak. Çokmak : Toplanmak. Çödürmek : Işemek. Çücük : Filiz. Dalöğlen : Tam öğle vakti. Dam : Hapishane. Ahır. Darı : Mısır. Dartma : Baş örtüsü. Dayı : Güzel. Dayıbaşı : Amele başı. Depik : Tekme. Deşleme : Mani. Deyişleme. Deştevan : Korucu. Deşteye : Boşuna. Dığan : Yağ tavası. Dıgıl : Hayvanlara takıla küçük çan. Dıkım : Lokma Dırtlı : Cılız. Dizlik : Kadın donu. Dombey : Manda Dömet : Ellik yığını. Döver : Çamın özünden yapılan küçük kiriş. Dutu : Rehin. Duzlama : Buğday ve mısır kaynatması. Dülek : Olgunlaşmamış kavun. Dümbelek : Darbuka. Dürge : Kağıt veya para demeti. Ebe : Nine. Ebermek : Getirmek. Ellik : Eldiven. Yabancı topluluk.Orakla yolunan arpa, buğday, Nohut, mercimek, gibi hububatların demeti. Emendirmek : Yormak uğraştırmak. Emsiz : Beceriksiz. Önemsiz. Engastan : Şakadan. Enseri : Büyük çivi. Entari : Gömlek. Kadın elbisesi Erkeç : İki yaşını geçmemiş, burulmuş, erkek keçi. Esi : Yanık odun parçası. Eski : Çamaşır. Eskibeki : Az kullanılmış elbiseler. Essah : Gerçek. Eşi badılcan : Domates. Eşire : Kavgacı. Evcimek : Evinin işini iyi bilen, evine bağlı. Evetlemek : Acele etmek. Evlek : Dönümün dörtte biri. Ey : Yeter. Fatma Böcesi : Uğur böceği. Fer : Güç, Kuvvet. Fişnamak : Mayalanıp kabarmak. Ekşimek. Fistan : Kadın elbisesi. Fişfişlemek : Haberi ulaştırarak kışkırtmak. Fokurdamak : Şiddetli kaynamak. Gaga : Ağabey. Gakguburak : Neşe, Şenlik. Galan : Artık, Gayri. Galek : Boynuz. Gali : Galan. Sincap. Gallangoz : Salyangoz. Ganare : Sürüntü, gezenti. Garadaban : Çatı arası. Garık : Bahçe ve bostanlarda yapılan bölüntü. Çiftleşmeye hazır. Garıkmak : Ses kısılması. Gari : Gali, galan, artık. Gavırga : Buğda, mısır, nohut, kendir tohumlarının Kavrulmasından eldeedilen çerez. Gavıt : Gavırganın sürtülerek un haline gelmiş şekli. Gayınna : Kaynana. Gaynata : Eşlerden diğerinin babası. Gayneşik : Yaramaz. Gecenez : Övendirenin ucundaki demir. Gellaba : Ateş almaya veya harç karmaya.Yarayan alet. Geme : Fare. Geycek : Elbise, giyecek, çamaşır. Gezem : Bir yaşını geçmiş doğurmamış keçi. Gılik : Ufak, küçük. Gınık : Beleş. Gıran : Salgın hastalık. Gıyık : Yorgan iğnesi. Gızan : Çocuk. Gidişmek : Kaşınmak Goşma : Ardıçtan yapılan 3-4m. Uzunluğunda ağaç. Göde : Şişman ve sıska. Göğeri : Darı, Bostan, fasulye, soğan gibi yeşillikler. Gölük : Eşek. Gönek : Iç çamaşırı. Götdeş : Kisiyi kötü alışkanlıklara çeken arkadaş. Götün götün : Geri geri. Göz : Evin odalarından her biri. Gudubet : Yaramaz. Gulü : Hindi. Gurk : Kümes hayvanlarında kuluçkaya gelme hali Göndöndü : Ayçiçegi. Güvey : Damat. Hangırda : Nerede? Haney : Toprak damlı iki katlı ev. Haranı : Tencere. Hava : Şarkı-türkü. Hayat : Eski evlerde dışa açık olan bölüm. Hayat Ev : Hayata ekli ev. He : Evet. Henk : Oyun, eğlence. Hışır : Taze dülek. Hopa : Gürbüz ve şımarık. Hoşamatçı : Yağcı, yaltak. Hönkürmek : Ağlamak. Irbık(ibrik) : Toprak ve ağaçtan yapılan saplı küçük su kabı. Isgıran : Ocaktan kül-köz almaya, teknedeki Hamuru kesip-kazınmaya yarayan demir aygıt. İlan : Yılan. İlinti : Keder, merak, şüphe. İncedalan : Zayıf ve uzun boylu. İrsal : İshal. İsteci : Dilenci. İsbirte : Kibrit. İte : Üzerinde un elenen, hamur yoğrulan, ekmek edilen yün dokuma bez. Kapatmak : Kapamak. Kaykı : Sert. Dik başlı. Kekeç : Çekiç. Keleter : Büyük sepet. Kelti : Meşe çalısı. Kalem : Lahana. Kenef : Yüznumara. Kerata : Ayakkabı çekeceği. Keri : Sonra. Kıç : Bacak. Arka. Kılıkesik : İki yıllık erkek keçi. Kımsır. : Cimri. Kıran : Yamaç, bayır, dağ sırtı. Kıtmek : Yapılan bir işte kandırmak kazanmak. Kıypmak : Kaymak. Kirelik : Eski evlerde kiler. Köme : Küme, yığın. Kösmek : Yıkılmak. Köstekli : Ayakları bağlı. Kumpir : Patates. Kupa : Cam bardak. Laklak : Sapsız uzun boyunlu toprak sukabı. Mancar : Pancar. Mardalı : İri – yarı. Maşala : Meşale. Yanan odun yığını. Me : Al. Mehel : Uygun görülen. Meldin : Sofra bezi. Meymanat : Surat. Mıymıntı : Kendisi beceremeyen, başkasının yaptıgını. Beyenmeyen kişi. Mızmız : Uyumlu olmayan, huysuz, titiz.. Mısır : Hindi. Mistir : Mala. Mutu : Uyumlu, bağlı, mutlu. Müzmal : Perişan, zebil. Rezil. Naca : Nasıl? Namazla : Seccade. Nene : Üvey anne. Nenecen : Ne yapacaksın? Boş ver. Nerdenk : Salça. Nişleyon : Ne yapıyorsun?. Okla : Oklava. Oldum olası : Öteden beri. Omça : Bağ kütüğü. On : Çoktan bereketli. Onmak : Bereketlenmek,


Cep Telefonu
UŞAK
Programı...
» UŞAK ile ilgili
önemli telefon ve
bilgiler...
» UŞAK firmaları...
» Cebinize Ücretsiz Yükleyin...
» Sizde programa bilgilerinizi girin
Bilgi ve yüklemek için tıklayın  




huzura kavuşmak. Oturaklı : Ağır başlı. Oturuşgun : Ağır başlı, olgunlaşmış. Öngü(Önkü) : Önündeki, o , sü, yanındaki. Öngücü : Nası olsa. Örüzger : Rüzgar, yel. Ösen : Elbette, herhalde. Övendire : Ucu çivili, uzun, öküzleri yönlendiren deynek. Övetlemek : Ayartmak, kışkırtmak. Öykmek : Öngörerek hareket etmek, emsal, göstermek Pabuç : Ayakkabı. Palçıklı : Derli toplu olmayan. Parpıl : Yürümesini bilmeyen, düşe kalka yürüyen. Patavatsız : Gelişi güzel söz söylüyen. Payam : Badem. Pelit : Palamut ağacının meyvesi. Per(Peri) : Küçük çivi. Peşkir : Havlu. Pontür : Pantolon. Puşukmak : Büyükbaş hayvanlarda ürküp kaçmak. Pürenlik : Çalılık. Sadıç : Arkadaş, Damadın en yakın arkadaşı. Sahan : Tabak. Sallangeç : Salıncak. Samıt olmak : Aptallaşmak, beynin çalışmaması. Samsorut : Sessizce duran. Sangımak : Hafif algılamak. Sapısilik : Esaleti belli olmayan. Sarey : Kiremitli çatı. Sası : Tatsız, tuzsuz. Savan : Ala erkeç. Saymak(Saylamak) : İnanmak, kabul etmek. Senek : Çamdan su kabı. Senit : Üzerinde yufka açılan yassı ağaç. Setire : Eski kadın elbisesi. Seyis : İki yaşında burulmuş erkek keçi. Seyitmek : Koşmak. Sıkı : Fişek, mermi, Müsrif olmayan. Sıkılcım : Sıkıntı. Sıkma : Eski kadın giysilerinden. Sınıktırmak : Bıkkınlık getirmek. Sırça : Cam. Sırnaşık : Arsız, utanmıyan. Sıtara : Sevgi, itibar. Sıyırma : Taze fasulye. Sinlenmek : Gizlenmek. Soygun : Çamdan yapılan ev inşaatında kullanılan uzun ağaç. Sumsaklamak : Yumruklamak. Şalakacı : Şartlatan, arsız, utanmaz. Şamata : Gürültü. Şarpo : Eşarp. Şaplak : Tokat, şamar. Şapşalak : Çam ağacından oyulmuş su içmeye yarayan kap koyun. Şavk : Işık, ateş. Şipirdek : Terlik. Şişek : İki yaşında burulmuş erkek koyun. İki yaşında doğurmamış koyun. Tal(Tahal) : Tahıl. Tara : Odun parçalamaya ağaç kesmeye yarayan demir aygıt. Tas : Su bardağı. Bir ölçeğin dörtte biri. Taslak : Kavun, karpuz gibi meyvelerin kesilen dörtte bir parçası. Tebelleş olmak : Israr etmek, sataşmak. Teperotu : Havuç. Ters : Gübre. Tersik : Gübre ve çöplerin atıldığı yer. Terslemek : Tarlaya ters atmak. Teyek : Taze asma filizi Teyin : Sincap. Tezikmek : Küçükbaş hayvanlarda ürküp kaçmak. Tırkaz : Kapı sürgüsü. Tinsirmek : Hapşırmak. Toklu : İki yaşına kadar kuzu. Tomebirlek : Yuvarlak. Topalan : Mide-Karın ağrısı. Topan yastık : Kırlent. Tosba : Kaplumbağa. Tutağaç : Tencereye ateşten almaya yarayan bezden tutacak. Uğra : Ekmek yaparken hamurun yapışması için kullanılan un. Uğumlu : Kanaatli. Ulfa(Urfa) : Süsen çiçeği. Uyku semesi : Uyanınca uyku sersemliği. Ulamak : İlave etmek, eklemek. Uylaşmak : Anlaşmak. Ümzük : Topraktan yapılmış düdüklü su kabının çıkıntısı. Ünnemek : Çağırmak, seslenmek. Ürmek : Şişirmek. Ürüsüm : Adet, gelenek. Üslük : Kadın baş örtüsü. Ütmek : Pişirmek, kazanmak. Varmak : Gitmek, bir kızın birisiyle evlenmesi. Velesbit : Bisiklet. Yağadı : Yağ, ter ve toz-topraktan oluşan kir. Yağır : Hayvanların sırtında oluşan yara. Yalık : Mendil. Yalım : Her halde. Galiba. Yalıngat : Tek kat, ince. Yanıç : Yengeç. Yanış : Desen. İşleme örnegi. Yarenlik etmek : Sohbet etmek, arkadaşlık etmek. Yarın : Sırt. Yaygı : Yere serilen çul, kilim. Yazma : Baş örtüsü. Yedek : Cezve. Yeğ : İyi. Yeğe : Kart. Yen : Elbisenin kol ağzı. Yengattan : Yeniden, yenı baştan. Yepeşlemek : Okşamak, sevmek. Yerinmek : Hoşlanmak, pişman olmak, övünmek. Yılık : Eğri. Yirik : Yırtık, Çok konuşan. Yönet : Uygun, denk. Önyüz. Yuka : İnce. Yumuşak : Toplanmak, birikmek. Yüklü : Gebe. Yümek : Yıkamak. Yüzcek : Yüz yüze. Zağar : Av köpeği. Küçük. Zangadak : Ansızın. Zangölümü : Beklenmeyen, ani ölüm. Zarplı : Güçlü, kuvvetli. Zıbarmak : Ölmek. Ölü gibi sessiz uyumak. Zıbın : Eslki kadın giysilerinden. Zıngıldamak : Sarsılmak. Zıypmak : Kaymak. Ziplemek : Saplamak, sokmak. Zivtinmek : Kaşınmak. Oyalanmak. Zonklamak : Çok ağrımak. Zopa : Dayak

Türkmedya.com TEMSİLCİSİ Olmak için Lütfen Tıklayın »


HABERİ ARKADAŞINA GÖNDER
Haberi Yazdır
Arkadaşının Mail Adresi YORUMLAR
Yorum Ekle Tüm Yorumlar



DİĞER KÖY HABERLERİ
Ankara barosu operasyonu eleştirdi
İbrahim Şahin'in bahçesi kazılıyor
Bir başkadır kadıkırı'da aşk
Torunu oğlu ile bir hastanede
Köyden haberler
Vefat ve başsağlığı

UŞAK İŞ İLANLARI
 
  UŞAK ilinde; Firma Eleman, Aday İş Arıyor   Sitede    Sitede Değil 
 • İş Ara , İş Bul     • Tüm UŞAK İlanları     • Eleman Ara     • İlan Yayınla • Sitene Ekle 

3.261.513  ÜYE  
Email:
Şifre:
ÜYE OL  |  Şifremi Unuttum

En Çok Okunan
KÖY Haberleri
Vefat haberi ..
Muhtar adayları..
Başsalığı..
Taziye..
Geçmiş olsun ali dede..
Başkan aday adayımız..
Köyden haberler..
Çagrı..
Yayladibi köyünde kaz..
Köy ekmeği..
Tarımsal sulama depol..
Taziye..

BelediyeMeydani.Com Bir İnternet Holding A.Ş. İştirakidir. © Copyright 1996 - 2008