|
ÇİFTÇİ ÖLÜRSE ÖLSÜN...
Evet…. Hasat zamanı gelip çattı. Hatta bitti sayılır. Ancak çiftçi; maalesef bu yılki mahsulü yediği gibi, gelecek yılın mahsulü içinde şimdiden borçlu olarak gelecek sezona girecek. Sadece bu olsa gene iyi. Peki ne yiyip ne içecek. Yada tarla – tapanını yeniden ne ile ekecek, ne ile bakımını yapacak. İşte bunların hepsi çiftçimiz ve köylümüz için bu yıl bir muamma. Peki durup dururken böyle bir yazıyı neden yazdık… Yazdık çünkü... Biliyorsunuz dün Tarım Bakanı piyasaya bu yıl müdahale etmeyeceklerini açıkladı. Hemde 15/7/2008 tarinde. Sayın Bakanım!!! biraz geç bir açıklama olmadımı. Eğer illede böyle bir açıklama yapılması gerekiyorsada, piyasalar açılmadan, yani 4 ve 5. aylarda yapılamazmıydı. Şimdi bu açıklama ile çiftçilerimizi adeta tüccarın insiyatifine terketmiş olmuyormuyuz sizce...
Değerli Hemşehrilerim.... Biliyorsunuz 2008 yılı hasat mevsimi açılalı nerdeyse 4 ay olmak üzere… ve günlerde su gibi akıp gitmekte yeni ekim sezonuna doğru. Bu yılın kurak gitmesi hem ürün kalitesini düşürdü ve hemde ürün rekoltesini düşürdü. Bu yetmezmiş gibi, heryıl 4. ayda belirlenen ürün fiyatları 8. aya gireceğimiz şu güne kadar halen maalesef açıklanamadı. Gariptir; ekonomik göstergelerin resmi ağızlardan en iyi gösterildiği bir zamanda, geçen yılın fiyatlarınında altından çiftçi ve köylü tüccarın insafına terk edildi. Mazot fiyatlarındaki hızlı ve halen devam eden artışlar, gübre fiyatlarındaki 3 kat artış, sulama ve elektrik gibi girdi fiyatlardaki enflasyon üzerindeki ciddi maliyet artışları ile iyice sıkıntıya düşen çiftçimiz; tüm umudunu bağladığı ve borçlarını ödeme günü olan hasat mevsiminde; maalesef içler acısı bir vaziyetde halen güvendiği devlet büyüklerinden son andada olsa müjdeli bir haber bekliyor.
Yüzler iyicene gerilmiş ve kara kara düşünen Çiftçiler; ‘’Doğrudan gelir desteğide kaldırıldı. Bu kış ne yapacağız, tarlamızı yeniden nasıl ekeceğiz. Hükümet tarlaların bu yıl boş kalmasını mı istiyor. ‘’ diye dert yanıyorlar. Gezip dolaştığımız mahallerde; bu hususta Çiftçiler Vekillerinden oldukça dertli. Kimse halimizi yukarlara iletmiyormu. Başbakan ve Bakanlar halimizi görmüyorlarmı diye dert yanıyorlar. İçlerinden bir kısmı vasfımı bildiği için, sizler bu durumu bir yerlere bildirmiyormusunuz diyor. Bende sayın Başbakan, Tarım Bakanımız ve Maliye Bakanımızın bende olan cep telefonlarına, Çiftçinin bu sıkıntısını özetleyen ve fiyat belirlenmede yaşadığı sıkıntıyı yansıtan; ilettiğim mesajı onlara gösteriyorum. Halen umudla gereğini bekleşiyorlar.
Her yıl ortalama olarak bire en az 10 veren orta Anadolu arazileri, bu yıl ortalama olarak maalesef bire 5 civarında mahsul verdi. Kurak geçen bu sezon; Çiftçiyi bir başka yöndende etkiledi. Etkiledi demek yetmez, adeta can evinden vurdu. Çünkü çıkan az mahsul ile perişan olan çiftçi bu yüzden hayvanlarının yemindede sıkıntılar yaşayacağa benziyor. Bu yetmezmiş gibi sanırız saman dahi veremeyecek hayvanlarına. Zira çok yerde saman sıkıntısıda yaşanmaktadır. Bu sebepledirki samanın Romork'u 200, hatda 300 (ytl) milyona varmış durumda. Fiyat bir yana, Saman bulmakta ayrı bir dert oldu. Eminimki önümüzdeki yıllarda saman çiftçi için artık mahsul gibi bir Pazar oluşturacaktır. Çünkü artık Orta Anado'luda; sadece hayvanları olanlar saman biriktirmiyor, hayvanı olmayanlarda samanı satmak için biriktiriyor ve bu sayede azda olsa yükünü hafifletmeye çalışacaklar.
Tüm bu sıkıntılar yetmiyormuş gibi bazen sıkıntı sıkıntıyı getirir sözünü doğrulatan mizahsı olaylarda yaşanıyor Anadoluda. Geçenlerde kansızın biri binbir güçlükle yetiştirdiği mahsulünü kaldırmış bir çiftçimizin. Gece yarısı gerçekleşen hadisenin kim tarafından yapıldığı maalesef belli değil. İnşallah tez zamanda bulunurlar. Bayan k.t. şimdi ne yapacağını kara kara düşünüyor. Allah yardımcısı olsun demekten başkada elimizden birşey gelmiyor malesef.
Ziraat odalarının yaptıkları maliyet hesaplamalarına göre; buğdayın taban fiyatının 60 ykrş dan daha yukarda açıklanması gerektiği vurgulanmaktadır. Çiftçimize sorarsanız; Bu dahi yeterli olmayıp 80 ykrş beklentisi içerisindeler. Onlar sorunlarını şu ifadelerle dile getirmekteler; ''Kuraklık dolayısı ile rekolte kaybı yaşanan buğdayda % 70 civarında kayıp sözkonusudur. Hasar tespit çalışmalarının yapıldığı sürekli söyleniyor. Bu güne kadar gelen giden olmadı. Son 2 yılda gübre fiyatları % 300 arttı. Mazot ve Enerji girdi fiyatlarında da ciddi yükselişler yaşandı ve halen de yükseliş tirendinde durmaktadır. Buna paralel; hasat mevsiminin hemen öncesinde buğday fiyatlarında da ciddi artışlar yaşanmadımı. Bu kime yaradı. Fırsatçılara. Spekülatörlere yaramadımı? Neden o zaman kimse çıkıp birşey demedi. Şimdi hasat mevsimi, ve biz çiftçiler; mecbur kaldığımız için şu an mahsulümüzü ucuza tüccara vermekteyiz. Çünkü mecburuz. Borçlarımız var ve ödemek zorundayız. Hasat mevsiminin hemen öncesinde 65 ykrş'a kadar çıkan Buğday fiyatlarına göre Ekmek fiyatlandırılmadımı? Şimdi borsalarda fiyatların 45 ykrş'a kadar düşürülmesi ve ekmeğin halen aynı fiyatlardan halka satılması bir tezat oluşturmuyormu? Eğer TMO bir an önce müdahale alımlarına girmez ve makul bir alım fiyatı açıklamaz ise; halen beklenti içerisinde olup mahsulünü TMO'da emanet'de tutanlarda dahil olmak üzere, özellikle küçük Çiftçiler, Buğday Üreticileri gerçekten ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalacaktır. Garibtirki tüm bu tezatlıklar içerisinde yetkililer halen bizlere ürününüzü satmak için acele etmeyin diyorlar. Acaba bilmezler mi? Anadolu Çiftçisi günü zor yaşayor, geleceğe hangi hesapla plan program yapacak? Bilmezlermi çiftçi şu çıkan mahsulünü dahi taa.. geçen seneden yedi bitirdi. Onları uyarıyoruz ve yetkililere sizlerin sayesinde sesleniyoruz; Bu mağduriyeti bir an önce durdurun''.
Değerli Hemşehrilerim Sahada durumun gerçek muhattabı çiftçilerimizin sorunlarını bizzat kendi ağızlarından sizlere yansıttık. Şimdide Objektif ve tarafsızlık adına bazı yetkililerin bu husustaki değerlendirmelerini aktarmakta fayda mülahaza ediyorum. İşte o tespitler ve yorumlardan bir kaçı;
1- TÜRKİYE......Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD):
Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı, çiftçinin kullandığı mazot, gübre, ilaç gibi girdiler çiftçiye verilen desteğin, başta mazot olmak üzere girdi fiyatlarındaki artışı karşılayamadığını ve hububat üreticisinin gelir kaybına uğradığını kaydetti. Buğday üretiminde ortaya çıkan 17 masraf unsurundan 10 tanesinin doğrudan mazot tüketilen masraf unsuru olduğu hatırlatıldı.
2-KIRŞEHİR.......Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Yusuf Ünlü:
Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Yusuf Ünlü, yağışların olmaması nedeniyle buğday ve arpa ekili arazilerin kuruduğunu söyledi.
Açıklamalarda bulunan Ziraat Odası Başkanı Yusuf
|