KARS (İHA) - Dış Ticaret Müsteşarlığı Koordinatörlüğünde, İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi (İGEME) Genel Sekreterliği ve merkezi Erzurum'da bulunan Doğu Anadolu İhracatlar Birliği ile Kafkas Üniversitesi’nin ortak organizasyonunda gerçekleştirilen “Kafkas Ülkelerine Yönelik Dış Ticaret Stratejilerimiz” konulu seminerde konuşan Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Kars’ta ihracat yapan firmamın kalmamasıyla ihracatın olmadığını, fakat hükümetin sınır illerini kapsayan vergi muafiyeti çalışmalarının yüreklere su serptiğini söyledi.
Prof. Dr. Necdet Leloğlu Konferans salonundaki seminer Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ülker Güzel’in açılış konuşmasıyla başladı. İGEME faaliyetlerinin tanıtımının ardından Dış Ticaret Müsteşarlığı EAD Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Hüsamettin Kılıçkaya “Türk Dış Ticaretindeki Gelişmeler” konusunda bilgi verdi. Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü uzmanı Sedat Yıldız “İhracat Vizyonu, İhracat Stratejileri, İhracat Teşvikleri”, Dış Ticaret Müsteşarlığı AB Genel Müdürlüğü-Daire Başkanı Ahmet Karabay “AB-Kafkas Ülkeleri İlişkileri ve Türkiye Açısından Değerlendirme”, Dış Ticaret Müsteşarlığı Anlaşmalar Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fatih Turan “Komşu ve Çevre Ülkeler Stratejisi ve Kafkas Ülkelerine Yönelik Politikalar”,Dış Ticaret Müsteşarlığı Anlaşmalar Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fatih Turan, “Türkiye-Kafkas Ülkeleri Ticari ve Ekonomik İlişkileri, Müteahitlik ve Lojistik İmkanları” konularında açıklama yaptılar. Ardından, Azerbaycan, Gürcistan ve Ukrayna ülke sunumları yapılarak siyasi ve idari yapı, mevzuat, Türk işadamlarının rolü konuları ele alındı.
Burada bir konuşma yapan Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, “Tarihte milletlerarası ticari ilişkiler, öncelikle sınır kentler ya da sınır pazar yerlerinde ortaya çıktı. Mal mübadelesinin ilk başladığı bölgelerde, genellikle geçmişte kanlı savaşlar yaşanmıştır. Nitekim, milattan önce 3’üncü yüz yıldan itibaren Hunlarla Çinliler arasında başgösteren mücadele Çinlileri yordu, Hun kavimleri at sırtında ve savaş düzeni içerisinde çok ileri noktalara kadar gittiler. Çinliler bu taktiği denemelerine rağmen Hunlar kadar başarılı olamadı. Ve atlı Hun saldırılarına karşı korunmak zorunda kaldılar. Bu korunma ihtiyacı onlara kuzeyde bir sınır duvarı inşa ettirdi. İnşa edilen duvar o dönemde “Büyük Çin Seddi”nin ilk şekliydi. Gümrük tarihinde, o dönemdeki Çin Seddi, Çinlilerle Çinli olmayan kavimlerin mal değişimin yapıldığı ilk yerlerden biri olarak bilinir. Yine, Hunlarla Çinliler arasındaki bu ticari ilişkinin bir benzeri de uzun süren egemenlik mücadelesinin ardından Kafkasya'da ortaya çıkmıştır. Kuzey Kafkasya'da bugünkü dış ticaretin çekirdeğini oluşturacak kapsamdaki ilişkiler, Hun-Çin ticari ilişkilerinden daha ilginç ve renklidir. Sahnede bir yanda ipek ticareti yüzünden bozuşan İran ve Orta Asya Türkleri, diğer yanda Bizans İmparatorluğu vardır.” dedi.
Kars’ın bu ticari ilişkilerin başlayıp sürmesine uygun düşen coğrafik bir konuma sahip olduğunu söyleyen Alibeyoğlu, “Kars, Etimolojik köken olarak da, Barthold'a göre Gürcü dilinde "Kari" sözcüğünden "Kariş Kalaki’nin karşılığı olarak "Kapı Kenti" anlamına gelir. İlk mal mübadele merkezleri. İlk gümrükler "Kapı kentlerinde" ya da "Sınır pazarlarında" kurulmuştur. Bu bağlamda gerçekleşen seminerin bize kadim ticareti hatırlatacak olan Bakü, Tiflis ve Novorossisk kentlerinin temsilcileriyle Kars'ta yapılmış olması son derece anlamlıdır.” diye konuştu.
Geçmişte önemli bir ticaret merkezi olan Kars’ın bugün ihracat açısından hiçte potansiyeline uygun bir konumda olmadığından da dert yanan Başkan Alibeyoğlu;“Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım ve hayvancılık alanındaki dış ticaret hacmi günümüzle kıyaslanmayacak kadar ileridedir. Çok eskilere gitmeye gerek yok. Kars, son 12 yılda sürekli kan kaybeden illerin başında gelmektedir. 1996 yılından günümüze kadar olan dış ticaret verileri incelendiğinde Kars'ın ihracat hacminin sürekli düştüğü, hatta 2008 yılı ocak ayı değerlerine göre artık ihracat yapamayan 5 ilden biri durumuna geldiğimiz görülmektedir. İlimiz, 1996 yılında 8 milyon 69 bin dolarlık ihracatla Türkiye genelinde 48’inci sırada iken, 1997 yılında 10 milyon 340 bin dolarla aynı sırayı korumuş. Ama, 1998 yılında 9 milyon 465 bin dolarla 49’uncu, 1999 yılında 4 milyon 480 bin dolarla 59’uncu, 2000 yılında l milyon 495 bin dolarla 68’inci, 2001 yılında l milyon 590 bin dolarla 66’ncı, 2002 yılında 807 bin dolarla 69’uncu, 2003 yılında 3 milyon 277 bin dolarla yine 69’uncu, 2004 yılında 3 milyon 277 bin dolarla 67’inci, 2005 yılında 2 milyon 694 bin dolarla
|
|
71’inci, 2006 yılında l milyon 945 bin dolarla yine 71’inci, 2007 yılında 749 bin dolarla 78’inci sıraya düşmüştür. Ancak durum 2008 yılında daha da kötüleşmiştir. Zira, 2007 yılı Ocak ayı verilerine göre Kars en çok ihracat yapan iller sıralamasında 10 bin dolarla 79’uncu sıradayken 2008 yılının aynı ayında hiç ihracat yapamadığı için Muş, Gümüşhane, Ardahan, Tunceli ile birlikte en son sırada yer almıştır. Kuşkusuz giderek küçülüp sonunda tamamen yok olan salt ihracat rakamları değildir. İlde, ihracat yapan firmada kalmamıştır. Zira 1996 yılında 10 olan ihracatçı firma sayısı aradan geçen süre içinde adeta buharlaşarak yok olmuştur. Oysa, 2008 yılı Ocak ayı verileri bir yana bırakırsak, 1996-2007 yılları arasında Türkiye ihracatı 23 milyar 224 milyon 465 bin dolardan 107 milyar 184 milyon 450 bin dolara ulaşarak yüzde 500'ler yakın bir artış göstermiştir. Yine bu süre içerisinde ihracatçı firma sayısı 23 bin 541'den 48 bin 279'a ulaşarak yüzde 200'ü aşkın bir artış göstermiştir. Kars açısından salt ihracatta değil, ithalatta da durum aynıdır. 1996 yılında Kars'ta ithalat yapan firma sayısı 7 iken 2007'yılı sonunda bu işle uğraşan firma kalmamıştır. 2008 yılının ocak ayında sadece bir firmanın ithalat yapmaya başladığı anlaşılmaktadır. Bu veriler Kars esnafının bittiğini gösteriyor.” şeklinde konuştu.
Alibeyoğlu, hükümetin sınır illerine yönelik vergi muafiyeti üzerindeki çalışmalarının Kars halkını umutlandırdığını ve yüreklerine su serptiğini de ifade ederek şunları söyledi:
“Bölge halkı heyecanla önerinin yasalaşması beklenmektedir. Son zamanlarda Kars'ın, Ardahan Türkgözü ve Iğdır Dilucu gümrük kapılarının mücavir il statüsüne getirilmesi umut vericidir. Ancak esnafın ihracat yapabilecek konuma gelmesi başka düzenlemeleri gerektirmektedir. Bu tespitler ışığı altında Kars'ta ihracatı canlandırmak için eğer özel bir düzenleme yapılmazsa tek umudumuz kalmıştır, o da Kars-Tiflis-Bakü demiryolunun bitirilmesidir. Kars-Tiflis-Bakü demiryolu projesi salt bölge açısından değil Türkiye içinde çok önemlidir.Zira ülkenin geleceği Kafkaslar ve Orta Asya’dadır. Bu pazarlara ulaşmanın en güvenilir ve en ucuz yolu tartışmasız demiryoludur. Bu proje çerçevesinde Kars'ın beklentilerini şimdiden karşılamak ve asgari bir hareketlilik oluşturmak için kısa zamanda Kars’ta gümrük depo ve antrepolarının yapımına başlanmalıdır. Kars'ın uluslararası havaalanı statüsüne kavuşması ve kısa vadede Kars-Bakü uçak seferlerinin de başlayacağı dikkate alınarak hava alanında gümrükleme işlemlerine başlanılmalıdır.”
KARS Türkmedya.com TEMSİLCİSİ Olmak için Lütfen Tıklayın »
|