Rusya, alelacele Tacikistan’a çağırdığı Shangay İşbirliği Örgütü’nü oluşturan ülkelerden aradığı desteği, beklendiği gibi bulamadı. Bulması, yani bu ülkelerin Güney Osetya ve Abhazya’yı bağımsız devlet olarak tanımaları, zaten mümkün değildi.
Rusya’nın yapabildiği tek şey, “elindeki tüm enstrümanlarla tek kutuplu dünyayı tekrar iki kutuplu yapma” fikrini biraz daha gündeme taşıması oldu.
Peki neden istediği açık desteği bulamadı Rusya?
Öncelikle bu gurubu oluşturan ve hatta iki kurucusundan biri olan Çin’in kendisinin başında da ayrılıkçı sorun var. Bakınız Tibet ve Xinjiang’da olup bitenlere.. Buralardaki çatışmalarda insanlar ölüyor. Sadece bu nedenle bile Rusya’ya destek vermesi imkansızdı Çin’in. Diğer ülkelerin de içlerindeki azınlık gurupları ile bazı sorunları var. Örneğin, 2005 yılında Özbekistan’da olanlar. Bu yüzden de yayınlanan ortak bildiride “Güney Osetya ve Abhazya isimleri, yer bile almadı...”
İkinci bir neden bu ülkelerin, özelde Amerika, genelde Batı ile olan ekonomik ve askeri ilişkileri. Kazakistan müthiş batı yatırımı alıyor. Kırgızistan’da yılda 150 milyon dolar gelir karşılığı kurulmuş olan bir Amerikan üssü var.
Ve tabii ki “dünya bu 5’linin kurulduğu 2001 yılında değil..” 2008 bitiyor ve 2009 geliyor artık. Bu süreçte o kadar çok şey değişti ki.. Şangay 5’lisinin kilit ülkesi olarak tanımladığımız Çin, Batı ekonomik sistemi ile son derece iç içe.. Şimdi bu durumda Avrupa Birliği’nin pazartesi günü toplanıp, Fransa’nın dün önerdiği “Rusya’ya ekonomik ambargo” olasılığını görüşmeye başlayacağı bir dönemde, Rusya’nın yanında görünmek akıllı bir iş olmazdı. Ne Çin, ne de öteki ülkeler için..
Putin 2000 yılında Rusya’da iktidara geldi ve hemen bir yıl sonra da Çin’in desteklemesiyle “Shangay 5’lisi” denilen bir özellikle “ekonomik yanı ağır basan” bir gurup oluşturuldu. Burada diğer dört ülkeyi bir kenara koyarsak, Çin kilit ülke konumundaydı. Hedef, Orta Asya’yı yine özelde Amerikan, genelde Batı’nın etkisinden kurtarmaktı. O sıralar Türkiye’de bazı aklı evveller de ülkemizin NATO’dan ayrılıp, AB ile ilişkilerini azaltarak bu gruba katılmasını önerdiler. Neyse ki Ankara’da sağduyu hâkim oldu da bu yapılmadı.
Şangay 5’lisini incelerseniz ne ekonomik, ne askeri ve ne de siyasi olarak NATO ve AB’ye bir alternatif oluşturmuyorlar. Görünebilir gelecekte de oluşturamazlar..
Rusya Dışişleri Bakanı Ankara’ya geliyor. Nedeni, bize “aba altından sopa mı göstermek midir?” Çünkü Ankara, Gürcistan’ın “toprak bütünlüğüne son derece önem verdiğini” açıkladı.
Ayrıca Rusya, Dışişleri Bakanı’nın Türkiye ziyareti ile Ankara’yı, “NATO ve AB’nin en zayıf halkası” olarak mı görmektedir ki bunu yapmaktadır?
Hemen herkes, bu krizden Gürcistan’ın yenik, Rusya’nın galip olarak ayrıldığını söyledi. Peki gerçek öyle mi? Dünya düzeni hiç durmadan değişiyor. Baksanıza ABD tarihinde ilk defa bir zenci, ülkenin iki büyük siyasi partisinden biri tarafından Başkan adayı olarak gösterildi. Değişime bakın... Onun için Rusya’nın bu işten kârlı çıkacağını söylemek için daha henüz çok erken.. Değişim sürecektir.. Ve bu Rusya için de geçerlidir. Zücaciyeci dükkanına fil gibi girerseniz de olacağı budur. Sabırla bekleyelim ve kartlarımızı akıllı oynayalım.