Şüphe ve merak en karmaşık komploları bile çözen anahtardır.
İktidar yandaşlığına angaje olanların çokluğu yüzünden medyamız sağlığını kaybetti. Gazete ve TV’lerin pek çoğu gerçeği aramıyor, sosyal, siyasal kutuplara yandaş kazandırıyor.
İktidar medyası uzaktan kumandalı bir beyin yıkama makinesi gibi...
Belli haberlerin aynı merkezden verildiği dönemler geride kaldı. Tezgâhlanan dezenformasyon süpürüntüleri artık başlıkları da açılmış olarak gönderiliyor.
İngiliz Reuters haber ajansının dün verdiği haber ne kadar onursuz bir şekilde kullanıldıklarını fark etmelerini sağlayacak ibrettir.
İngiliz’in gözü ile...
İşte o değerlendirme:
“Ergenekon bir suç örgütü olabilir ve soruşturulmalıdır. Ancak böylesine uyduruk bir örgütlenme ve başında da yaşlı adamlarla çok ciddi bir şey olarak görülmesi hayli şüpheli bir durum yaratıyor...”
Kullaşmış bir medya olmasaydı, Reuters’ın işaret ettiği “şüpheli bir durum” da olmayacaktı kuşkusuz.
Çünkü Ergenekon soruşturması, kapatma davasına karşı iktidarın üretip sarıldığı bir ‘misilleme silâhı’dır.
Başka bir deyişle “Roma’yı da yakarım” şantajıdır!
İktidar medyası, uçmuş halde... Başbakan bile korktu ve uyarmak zorunda kaldı:
“Mesnetsiz ve kaynağı belli olmayan bilgilerin ortada dolaşmasını doğru bulmuyoruz. Başta medyamız herkesten ricam, hukuki süreci sıkıntıya sokacak tutum ve eylemlerden kaçınmalarıdır!”
Hukuki süreci kendi cazgırları dışında sıkıntıya sokan yok!
Böyle tarafsızlık!
Oynanan çirkin oyunu dün YARSAV (Yargıçlar ve Savcılar Birliği) Başkanı Eminağaoğlu da toplumun dikkatine getirdi:
“Soruşturmalar savcılar tarafından yürütülmüyor. Yürütmenin etkisi altındaki kolluğun öne çıktığı soruşturmaların ne derece iktidar beklentilerinden uzak yürütüldüğü soruları da ciddi artış gösteriyor!”
Açıkça iktidar etkisindeki polis gücünün savcıların önüne geçtiğini söylüyor YARSAV Başkanı.
“Yargı yargıya bırakılamaz” söyleminde ifadesini bulan zihniyetin aşılarak yargı organlarını etkilemekten herkesin vazgeçmesini istiyor.
Evet çare budur... Sağduyu çağrıları hep “yargıyı rahat bırakın” önermesine bağlanması gerekiyor.
Ama öyle olmuyor.
“Herkes özveride bulunsun” gibi lâflar söyleniyor uzlaşma adına.
Ne demek bu? Kapatma davasına karşı Ergenekon takası mı?.
Barış böyle sağlanmaz. İkisi de yargının önündedir.
Yargıyı rahat bırakıp kararı bekleyeceğiz.
Türkiye’de kavga yok. Kapatılma korkusu yaşayan iktidar partisinin çeşitli aletler kullanarak yargıya saldırması var.
Kabadayı bir çocuğu kıstırmış dövüyor, yoldan geçen hoca da kabadayıdan korktuğu için, ama mahalleliye de büyüklüğü göstermek adına “kavga etmeyin bakiiim” diye sesleniyor.