Şener Mete TRT Haber Merkezi Başspikeri. Bizim Hüseyin Movit’in Ankara Şubesi gibi. Hatta görevi gereği daha ön planda. Mete, tam yedi yıl süren titiz çalışmayla ‘Telâffuz Sözlüğü’ hazırladı. Anlayanlar için konuyu açarsak onun tarifiyle “Fonetik yazım olmamakla birlikte, dilimizde mevcut 45 sesin 40’ına alfabemizdeki harflerin büyük-küçük ve aksanlı kullanımıyla okunma kolaylığı sağlandı”. Önsözden Nadide Köksal, Yılmaz Tok ve Müberra Yetkin’in katkılarının olduğunu anlıyoruz. Tüm spiker, sunucu, muhabir ve hatta programcıların ‘El kitabı’nın yayınında desteği olan RTÜK’ü de kutluyoruz -Hep vuracak değiliz ya-.
Kalın a, normal â, ince a’dan başlanıp, geçiş seslerinden vokal uzunluklara, keserek veya vurgulanarak okumalara kadar, adeta ekran ve radyolar için ders notları gibi bir çalışma. Şener Mete’nin ‘Telâffuz Sözlüğü’, yanına yine onun eseri olan ‘Okunuşlar’ eklenerek tüm medya elemanı yetiştirilen öğretim kurumlarında ders olarak okutulmalı. Hatta özel radyo ve televizyonlar, alacakları elemanları bunlardan sınava sokmalılar. Mete’yi yürekten kutluyoruz. Son yıllarda bu kadar faydalı bir yayın okumamıştık. Tekrar tekrar göz atma sözü veriyoruz.
* * *
Hüseyin Özkök, 8-10 değişik ülkede görev yaptı. Almanca, İngilizce, İtalyanca, Hollandaca, Yunanca, İspanyolca bilen spor adamı. Kendi ifadesiyle Fransızca ile ilgili bağlantısı yok ama, hangi harf nasıl okunuyor, onu da öğrenmeyi görev saymakta. Özkök’ün, maç anlatan spikerlerimize eleştirisi ‘Yanlış telâffuzlar’ konusunda. Avrupa Şampiyonası’ndan sonra futbolcu ve teknik adamların isimlerini yanlış okuyanları tek tek sıralıyor. atv ve Lig TV’nin elemanları öncelikli. “Eğer, resmi site EURO 2008’e girseler, orijinal isimlerin hangi harf ve hangi seslerle anlatılacağını öğrenirlerdi” diyecek kadar yol göstermekte. Baros’a ‘Baroş’ demeyi becerenlerin Plasil’i ‘Plaşil’ diye seslendirmelerini şaşırtıcı bulmakta. Yolladığı uzun listeden birkaç örnek aktaracağız: